|
Bir milletin yaşayabilmesi ve
saygınlığını koruyabilmesi için, herşeyden önce ülkü sahibi olması
gerekmektedir. Millet tüm unsurlarıyla bu ülkünün peşinden gidebilmeli, hem
keder hem sevinçte bu birlik korunabilmelidir. Özellikle bizim (Makedonyada
yaşayan Türkler) durumumuzdaki milletler için bu düşünce daha fazla önem
kazanmaktadır.
Türkçülüğün önemli fikir
adamlarından, İsmail Gaspıralı’nın ‘Dilde Fikirde İşte Birlik’ anlayışı, ‘Kızıl
Elma’ ülküsüne varabilmek için, Türklüğe bir harita olmuş, bize öncelikli
hedeflerimizi hatırlatmıştır.
Bu yazımda dilde ve fikirde
birliği, edebiyatçılar, düşünce adamlarımıza bırakıp, bir işletmeci olarak iş’
te birliğin önemine değinmeye çalışacağım.
İsmail Gaspıralı, ekonomik değişimi
ve yeni dönemde ortaya çıkan ekonomik durumu göz önünde bulundurarak, bir
milletin varlığını sürdürebilmesi için, dilde ve fikirde olduğu kadar işte de
birliğin önemli olduğunu vurgulamıştır. Zaman geçtikçe, Dünya globalleştikçe,
günümüzde bu fikrin doğruluğu kat kat ispatlanmıştır. Çok güncel olması
nedeniyle, İsrail devletinin Gazze’de yaptığı soykırımı yerinde bir örnek
olarak sunabiliriz. Dünyanın dört bir yanına yayılmış Yahudi işadamları,
birbirleriyle sürekli sıkı ilişkiler geliştirmiş, ve ciddi bir maddi güce
ulaşmışlardır. Bu güç neticesinde inanılmaz teknolojik imkanlara sahip olmuş,
dünyanın birçok önemli ülkesinde yürüttükleri lobi faaliyetleriyle, belki asrın
en büyük katliamını gerçekleştirme cesaretini kendilerinde bulmuşlardır.
Biz, Makedonyada yaşayan Türkler
olarak, işte birlik ilkesine sıkı,
sıkıya sarılmalıyız. Yakın tarihimize baktığımız zaman, özellikle Makedonya`nın
bazı şehirlerinde, çocuklarına daha iyi bir gelecek sağlayabilmek adına
ebeveyinler çocuklarına, farklı dillerde eğitim vermeye başlamıştır. Daha iyi bir gelecek düşüncesinin
altındaki en büyük olgu da, iş bulabilme olgusudur. Böylece Türkçe dışında bir
dilde eğitim gören Türk çocukları
asimile olmuş ve Türk nufusu oranı hızlı bir şekilde azalmıştır. Ziraat Bankası,
Ramstore, TAV gibi ‘Gücümüzü aldığımız
Türk ekonomisine güç katmayı hedef alırız, çünkü devletim ve ükem var oldukça
bende varım’ ifadesini kendine misyon belirlemiş Türk şirketlerinin,
Makedonya’ya yatırım yapmaları, bu ülkede yaşayan Türklerin varlıklarını
sürdürmeleri ve refahı için oldukça önemli unsurlar oldukları düşüncesindeyim.
Bu şirketler Makedonya’da var olan, kalitesiz Türk malı imajını yıkmayı
başarmış, Türk, Türkiye, Türk Malı kelimelerini çağdaş modern kaliteli
kelimeleriyle anılmalarını sağlamışlardır. Gerek bünyelerindeki kilit pozisyonlarda
istihdam ettikleri Makedonyalı Türk personelle, gerekse, Makedonya’daki Türk STK`ları, Türk okulları, Türk köylerine yaptıkları
yardımlarla Makedonya`daki Türklere önemli katkılar sağlamaktadırlar. Bu
yatırımların sayısının artması demek, bizler için daha fazla iş imkanı, daha
fazla maddi güç demektir. Bu işbirliği, zamanla, Makedonyada Türk olarak
yaşamayı cazibe merkezi haline getirecek. Türkler, ilerde daha kolay iş
bulabilir düşüncesiyle, çocuklarını Arnavutça veya Makedonca okullara
vermeyecektir. Yatırımlar yeterli bir düzeye geldiği zaman, kimbilir belki tam
tersine bir durum gerçekleşir, Makedonyada yaşayan Arnavut ve Makedonlar, daha
kolay iş bulur düşüncesiyle kendi çocuklarına Türkçe eğitim verirler.
Bu durumda, ülkemizde var olan
Türk yatırımlarının desteklenmesi, doğru yerlere yönlendirilmesi, ve yeni
yatırımların gerçekleştirilmesi için, herşeyden önce siyasi partilerimize, sivil
toplum kuruluşlarımıza, işadamlarımıza ve Makedonyada yaşayan Türkler olarak
bize, konuyu bu şekilde algılayıp, elimizden gelen yardımı yapma görevi
düşmektedir.
|