|
Enis Recep
Derneklerimiz kavramı çok geniş olduğundan hemen açıklama getirmek istiyorum. Hem Makedonyada tek çatı altında toplanmış hem de rumeliden anavatan Türkiyeye göç etmiş türklerin kurdukları dernekleri, STK`ları ve vakıfları kastediyorum.
Bizde 40`ın üstünde olan STK sayısı türkiyede yüzlerce ile ifade edilmektedir.
Osmanlının rumeliden çekilmesinden bu yana vede özellikle ikinci dünya savaşından sonra Türk milletine yönelik baskıların artması sonucu sadece Makedonyadan yüzbinlerce Makedonya Türk`ü göçe zorlanmıştı. Çoğu giderken her şeyini brakıp gitti. Bütün bu acılı sürecin belkide en kötü ürünü parçalanan aileler oldu.
O dönemden 1990`lara ladar (Yugoslavyanın parçalanması) Makedonya Türklerinin aklında hep göç vardı. Bir ayağı burda bir ayağı Türkiyede olan Makedonya Türkleri geçen dönem içinde hiçbir sekilde organize olamadığı gibi sisteme de entegre ettirilmedi.
Tam da Türklerin ve Türklüğün Makedonyada izleri silindi derken biz yeniden canlamaya, organize olmaya, eğitime önem vermeye, varlığımızı ve sesimizi duyurmaya başladık.
Özellikle Türkiyede eğitim görüp Makedonyaya geri gelen gençlerin sayısı arttıkça gücümüz de artmaktadır. Kısa zamanda birçok STK kuruldu ve aktif olarak faaliyete geçtiler. İşte burada karşılaşılan sorunların aslında düşünülenden çok daha büyük olduğu görüldü. Organize olmak, toplanmak, yeni bir STK için mekan, araç, gereç vs. bulmak belli bir maddi gücü ister. O da Makedonya Türklerinde eksik olan şeydi.
Destek için gidilebilecek adresler belliydi aslında. Türkiyedeki rumeli dernekleri. Fakat yapılan görüşmeler beklenen sonucu vermemiştir. Yardım için giden bazı heyetler nazikçe kapı dışarı konmuştur. Çok büyük işbirliği kapasitesıne sahip olmamıza rağmen çok minimal düzeyde, o da kişisel dostluklar nedeniyle, işbirliği yapılamkatdır.
Rumeli deneklerinın yöneticileri ve üyeleri ikinci veya üçüncü kuşak olduklarından burdaki sıkıntıları bizzat yaşamamış, büyüklerinden duymuştur ve daha çok anavatana göç etmiş kişilerin ordaki sorunlarıyla uğraşmak, onlara yardımcı olmak amacıyle kurulmuşlardır anlamını çıkartıyorum. Makedonyadaki Türk STK`larının ise bizi biz yapan öğeleri yaşatmak için kuruldu. Tek çatı altında toplanmış 40`ın üzerindeki türk STK`nın büyük çoğunluğu eğitim, kültür ve sanatla uğraşmaktadır. Zor da olsa, bazı kişiler tarafından eleştirilse de eldeki imkanlarla şimdilik daha büyük faaliyetler yapmak çok zor hatta imkansızdır.
Bazı STK`larımız kapı dışına konmamak için, ürettikleri projeleri AB kuruluşlarına sunup gerekli maddi imkanları sağlamaya başladılar ve çalışmalarını sürdürüyorlar. Bu sefer de “sorosçu” olmakla suçlanıyorlar.
Makedonyadaki türklerin ekonomik olarak gelişip STK”larını rahatça yardım almadan ayakta tutabilecek duruma gelene kadar, projelerini destek gördükleri tarafa yönlendirmeye mecbur kalacaklar.
|