Bayramlar Ülkesi PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 26 Kasım 2009

Veysel Saraç

Bazen satış salonlarımızdan arayıp yarın çalışıp çalışmayacağımızı soruyorlar. Allah Allah diyorum yarın ne var ki? Edevlet bayramı diyorlar. Ne bayramı yahu diyorum hiç duymadım? Ağaç bayramı,yaprak bayramı ve saire. Merak ettim çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığının veb sitesine baktım meğer bizim ülkede 11'i milli bayram olmak üzere tam 27 bayram varmış. Tabii bir yönetici olarak bunları daha evvelden bilmem gerekirdi ama gelenekselleşmiş bazı bayramların tarihlerini bildiğimizden herhalde bunların haricinde başka bayramlar yoktur diye düşündüm. Meğer ne kadar bayramımız varmış da haberimiz yokmuş. Herhalde üşengeçliğiyle müsemma olmuş Karadağlılar için cennet memleket Makedonya'dır diye düşündüm. Hadi hata yapmayayım dedim baktım onların bayramlarına da meğer adamların çalışmaktan canı çıkıyormuş çünkü sadece dört tane resmi devlet bayramları var. Demek ki bizim hükümet işi biraz abartmış.

Milli Bayramları tartışmak istemiyorum aslında nasıl olsa çoğunun getirilmesinde hiçbir şekilde etkimiz yok değiştirilmesinde de olmaz. Ama Türklerin milli bayramı olarak lanse edilen 21 Aralık bayramı için uzun zamandır itirazım var da bir türlü yazıya dökemiyordum. Nasip bugüne imiş. Aslında Bayramlar yasası görüşüldüğünde bu konuda mensubu olduğum TMBH'de Makedonyalı Türk bilim adamlarının katıldığı bir toplantı düzenlemiş ve TDP'nin teklif ettiği 21 Aralık tarihinin yanlış bir hamle olduğunu söylemiştik. Şahsen o günlerde benim teklifim zaten bütün Türk Dünyasının ortak tarihi olan 21 Mart Nevruz-Ergenekon Bayramı idi. (Ergenekon yazarken ellerim titredi acaba Ergenekonun ne olduğunu bilmeyenler bu yazıyı nereye çekecekler merak ediyorum). Ama ne hikmetse 21 Aralık diye hiçbir Türk'ün milli hafızasında (doğum tarihleri olanların hariç) yer almadığı hatta intisab ettikleri Tefeyyüz yöneticilerinin dahi bi haber olduğuna emin olduğum bir tarih ortaya attılar. Öncelikle en az 2500 yıllık bir mazisi olan bir millet olarak bula bula bu tarihi mi buldunuz tepkimize, hükümet seçeceğimiz bayramın bizlere özgü olması gerektiğini anavatanımızla hiçbir şekilde bağlantılı olamayacağı için bunu seçtik cevabını verenlere acaba bunun neden sadece Türklere geçerli olduğunu sormadan da edemeyeceğiz. Zira bakıyoruz Romanların bayramı Uluslararası Romanlar günü Makedonya sınırlarını aşmıyormu? Boşnakların Uluslararası Boşnaklar günü ülke sınırlarını aşmıyormu? PekiArnavutların Alfabe günü Arnavutluk için geçerli değil mi? Ya da Sırpların Aziz Sava'sını hiç Vardar kıyında gezerken görenler olmuşmudur merak ediyorum? Ozaman bunun adı teslimiyetten öteye gitmez size söyleyeyim. Hadi diyelim ki hakikatten öyle Makedonya sınırları dışında kutlanılan bir bayramı burada kutlayamayız o zaman bizim başka günlerimiz bayramlarımız yokmuydu? Neden 27 Şubat'ı Makedonya Türk Aydınlanmasının günü olarak kabul ettirmedik? Ya da adına Şehitleri Anma günü diyemedik? Osmanlıya karşı ayaklanmalarını resmi devlet bayramı yapan ve adına Makedon Devrimci Savaş Günü diyebilen bir zihniyetin (ki malesef TDP milletvekilleri de bu bayramı oylamışlardır) 27 Şubat'a karşı çıkabileceklerine inanmıyorum. Eğer 27 Şubat'ı Anma Günü olarak kabul ettirebilseydik hem Yücelcilerin ruhlarını şad etmiş olurduk hem de gelecek nesillere tarihimizin şanlı yapraklarından birinin de bu topraklarda yazıldığını gururla aktarmış olurduk. Malesef bütün bunlar olmadığı gibi hem 21 Aralık'ı Makedonya'da Türkçenin ilk defa okullarda okutulmaya başladığı tarih olarak lanse ederek komunistlere şükranlığımızı resmileştirmiş oluyor hem de Tefeyyüzün tarihine ihanet etmiş oluyoruz.

Halbuki Filiz Nezir kardeşimiz o günlerde Yeni Balkan'da yazdığı yazısıyla Tefeyyüz'ün en az 200 yıllık tarihiyle bir Türk okulu olduğunu yazdığı satırları sanki kasap satırıymış gibi ilgili kurumlara sallamıştı. Fakat milli ve manevi değerlerden nasibini almamış yöneticilerin bunu göz önünde bulundurmalarını beklemek de abesle işgal olur. Ben 21 Aralık kutlamalarının hiçbirine katılmadım ne olursa olsun da kendimce ihanetin bayramı olarak değerlendirdiğim bir günün kutlamalarına katılmayı da düşünmüyorum. Geçen seneki kutlamalarda hayranı olduğum Ayna grubunun konserini kaçırmayı göze aldığımı da bildireyim. İnşallah bir gün iktidarın bir parçası olup milletvekili sıfatıyla mecliste yer alırsam değiştirlmesi hususunda ilk vereceğim önerge bu bayram rezaletini değiştirmek olacaktır. Hoş öyle bir niyetim yok ama hani olanlara veya olacaklara sözümdür.

Hülasa demek istediğim odur ki milletimi zehas olmayan bazı hasletlerle donatılmış zevatın aslına rücu edip atalarımızın"Titre ve kendine dön!" seslenişini duymadıkları müddetçe de 21 Aralık'I bir marifetmiş gibi kutlamaya devam ederler.

 
< Önceki   Sonraki >

Avni Engüllü

 
DEBRE'DE HAREKET VAR!
 
 

Enis Recep

 
Derneklerimiz
 
 

Emel Ramadan

 
Kalu beladan Müslüman'ız!
 
 

Eran Hasip

 
"Yahudi Medya Tekelleri"
 
 

Merita Mustafa

 
Bize de Nevruz gelirmiş
 
 

Kemal Nazim

 
Hayalim Üsküp
 
 

Nuhi Şahin

 
($)Doların Değer Kazanması
 
 

Ferdi Nezir

 
Hoşgörü ve Milliyetçilik
 
 

Semih Sarıca

 
Super Mario vs. Superman
 
 

Muhittin Kahveci

 
KISSADAN HİSSE