|
Hakan Karabatak
Ne mutlu bizlere ki bu yıl 3.’sünü kutladığımız Makedonya Türkleri Eğitim
Bayramı herkese hayırlı olsun. Bana gelince Pazartesi günü karın keyfini
çıkartmak kaldı. Lakin bazı değinmek istediğim konular yok değil hani. Halde
hazırda Eğitim gününde, ne konuşuldu kim ne dedi ile ilgili çok ta beni
bağlayan konular değil. Amma her şeyin çok güzel geçtiği yoğun katılımların
olduğunu düşünüyorum. Bu gün eğitim günü vesilesi ile Boris T. spor salonunda
kaç kişinin katılacağını bilmiyorum. Zira gecen sene katılımın hat safhada
olduğunu biliyorum. Salon büyük, hava şartları malum. Bu günkü şenliklerin
havasının nasıl geçeceğini bilmiyorum. Sorgulamak istediğim mesele ise Eğitim
günü vesilesi ile eğitim sorunlarımızın kaçına çözüm getirildiğidir. Kanaatim o
dur ki Süleyman Bakinin de MTV2 haberlerinde ifadesinde çok çarpıcı hatta acı
veren bir söylemi vardı ki o da şöyleydi. “Yaklaşık 4 aydan bu yana
beklediğimiz Randevu geçene hafta verilmesi ve görüşmenin 12 dakika olması. Hem
görüşülen kişinin adabını sorgulatacak cinsten olmakla birlikte görüşenin de ne
görüştüğüne bağlı olduğunu sorgulanmak gerek. Başbakan yardımcısının orda
bulunması ve yeniden hükümete konunun dile getirilmesi. Umarım 6 ay sonra
seçimler olmazsa, konuşulacak. Bu gidişle Makedonya’da ki Türklerin eğitim
problemleri. Allah nasip ede de çözüldüğünü görsek keşke.
Organize ediliş şekline şahitlik etmedim. Lakin davet edilenlerin yani en
azından elektronik ortama yansıyan davetiyelerin sadece ön kapağının okunaklı
ve şık olduğu, isterseniz bakınız gencmakedonyalilar.net ve göreceğiniz gibi
etkinlikler arasında kronoloji kısmın okunaksız olduğu ve bunun üzere bu
günlerde kamuoyuya bu gün ne olduğunu duyuramamak ve yazı yazmamamı
engelleyecek. Ama aldığım bilgiler konuştuğum katılımcılardan elde ettiklerim
doğrultusunda yazımı yazmaya gayret edeceğim. İlk olarak ben ve biz eğitimciler
neden bu günü okullarımızda müsamere ve eğitim çerçevesi içinde şiir şarkı ve
yetenekli öğrenci topluluklarının sunduklarını duyamamaktan mahrum kaldık,
anlayamadığım. Acaba asıl sorun biz miyiz? Bana göre ileriki yıllara alternatif
olmalıdır. Zira hem eğitime, eğitim katsayısını artıran bu gibi öğrenci
faaliyetleri hem ucuz hem de masrafsız. Elbette takdir ediyorum. Türkiye
kaynaklı destekleri. Ve sorguluyorum daha kaçını bu desteklerle yapacağız.
Malumunuz bu işler öyle bedava olmuyor. Yuvarlasak bu etkinlik için 100 bin
avro harcanmıştır. Harcanan paralar salon kirası, ses sanatçılarına verilenler,
misafirler, geldi parası gitti parası ver Allah ım ver. Ve sorulması gereken de
nende Makedonya hükümeti buna destek vermedi. Makedonya da yaşayan milletlere
yapılan bu gibi haksızlıklara ayırımcılık denmemelimi mi. AB yetkililerinin bu
konuyu da gündeme getirmeleri de özel bir rica. Diğer bir taraftan bu günlerde
olup bitenlere, bazılarımız gövde gösterisi, falan filan. Bence traş. Gövde gösterisi
öyle elalemin parası ile olmaz. Bende bu para olmadığı için gövdemi, kimseye
gösteremem haliyle. Sanki bazıları herkesi kendisi ile karıştırıyor. Gövde
gösterisine gelince. Şöyle anlatayım. Ben olsam buna derdim en azından. Eğer
Makedonya da Debre şehrinde 6 aydan bu yana çözüme ulaşılmayan problemler
halledilseydi. Mesela Emel öğretmenin 4 yıl devletten alması için hukuk mücadelesi
ve gereken maaşı verilebilseydi. Matüsiteb bu yıl yine yapmış olduğu kutlama masrafları
ile burs verdiği öğrenci sayısını ikiye katlayabilseydi. Ve en önemlisi Eğitim
yuvalarımız olan okullarımızın eksiklikleri giderilebilseydi. İşte buna gövde gösterisi
denilmiş olacaktı. Dedim ve demeye de devam edeceğim. Makedonya da öğretmen kalmamış;
imamlarımız ve avukatlarımız bu günü bize tertiplemişler. Elinize sağlık. Bu
bize az. Önemli değil. İkilemelerin yaşandığı Türkler arasında bunu görmek çok
normal gelmiştir beklide. Belki sadece aptal olan benim. Görmüyorum
yapılanları. Sonra da bu aynı zevat ya senin çözüm önerin ne ? dir. Mesela
Seneye Debre ve yöresine gidip bu gün vesilesi ile harcanan paralar ile. Türkçe
konuşturma pratik kılavuzları bastırmak orada Makedon dilende konuşan Türklerin
en kısa zamanda Türkçe konuşmaları ve Türk dili eğitimin Ana dilde eğitimin
önemini ve vurgusunu yapmak. 2010–2011 eğitim ve öğretim yılı için kaç kitap
eksik ve basılması gerekenleri tespit etmek, Matüsiteb in de varlığı
kullanılarak bil umum Tika destekli matbaalarda basılıp okullara iletilmesi ve
vs…
Hadi bunu anladım. Anlayamadığım bir ikinci mesele ise neden Türklerin
Eğitim Gününde “Balkanlarda Osmanlı Medeniyeti” konulu “sempozyum” - bilgi
şöleni. Nasıl bir sempozyum sa bu, bu kadar geniş konulu hem de 4 saatte bitmiş
olmasını. Anlayamadım. Yeni rekor da elde edilmiştir belki. Araştırılması
lazım. Yoksa biz Makedonyalı Türkler tarih dersinden zayıfımız da vardı belki
bu yüzden bu ilginç konu buraya sıkıştırıldı bilemiyorum. Zira konuşmacı olarak
katılanların çok değerli erbaplar olduğu hepimizce malum. Acaba onlara göre bu
nasıldı bilemiyorum. Fütursuzca gibi duran bu yazım bazınıza daha anlamalı
gelmesi için “Vur beline kazmayı, dam üstünde saksağan” değişi ile özdeş olduğu
da bir diğer gerçek. Habire yazdığım bu kısa yazıda kimseyi kırmak değildir.
Amacım birlik ve beraberlik imalarını kendisine slogan etmiş kişilerin ne kadar
birlik ve beraberlik içinde olduğunu sorgulamaları ve gelecekte eğitim adına
yapılan bu gibi organizasyon masraflarını en aza indirerek eğitime gereken asli
desteği yapmak. Bu günlerde yapılması planlanan sempozyumların eğitim konulu
olması daha şık duracağı ve eğitim problemlerin sıfır olduğu bir günün
geleceğini. Buna nasıl ulaşılacağını açıklanan bir hedef bir amaç ve hareket
palanın gerçekleşeceği günlerde 21 Aralık olarak hak kazanılan bu günde eğitim
dışında kalanların seyirci. Sahnenin ise öğrenci ve eğitime kendilerini
adamışların, bilimsel projeler ve uluslar arası başarıların konuşulacağı belki
bizleri örnek gösterecekleri nice 21 Aralıklara.
|