Türkiye'nin Makedonya Açılımı PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 07 Ocak 2010

Abdülmecit NUREDİN

 

İki ülke arasında geçmişten süregelen ortak kültür, ortak tarih ve ortak çıkar sonucunda Makedonya’nın bağımsızlığını ilan etmesiyle birlikte ikili ilişkiler olgunlaşması yolunda “anayasa ismi” ile tanımakla ilk adım atılmıştır. Ülke ve bölgede değişen konjoktür esasında “ihtiyaçlar doğrultusunda” karşılıklı işbirliğine gidilerek mevcut dostluk pekiştirilmeye gidilmiştir.

 

Image

 

Makedonya, jeopolitik durumun ve jeostratejik konumundan ötürü çıkarların kesiştiği, Balkan kavşağının bel kemiği olmasına istinaden, diğer Balkan ülkelerinin olduğu gibi, Türk dış politikasının da dikkatini çekmiştir. Öte  yandan ülkede yaşayan müslümanlar da ikili ilişkilerde etkili olmuştur. Özellikle son dönemde Türkiye’deki arnavut lobisinin ısrarı sonucunda, Makedonya’daki arnavutlara yönelik projeksiyonlar ve yüklenen misyon baş döndürücü bir hızla devam etmektedir. Türkler ise “köprü” misyonunu üstlendikleri sadece kuru bir safsatadır. Yapılan ikili ve heyetler arası görüşmelerde Türk’lerle “protokol gereği ”ilginin olduğu bilinmektedir.

 

Türkiye’nin Makedonya’daki açılımı, ekonomik ve eğitim üzerinde etkinliğini devam ettirmek için hayati öneme sahiptir. Bunun göstergesi Ramstore, Tav gibi yatırımların yanında iki ülke arasında düzenlenen iş forumları da öneme haizdir. Lakin, anavatanda siyasi olarak başlayan “kürt/ demokratik açılım” Makedonya’da da gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır.

 

21 Aralık 2009 yılında yapılan, Türkçe Resmi Dil bayramı çerçevesinde yapılan  kutlamalarda ülke ve bölgeden katılımcıların da iştirak ettiği bilinmektedir. Türkiye’den katılan birçok ilim ve gönül insanının yanında, siyasi kesiminden de “Türkiye’nin Makedonya Açılımı”nı gerçekleştirmek için TBMM dış ilişkiler komisyon başkanı da hazırda bulunmuştur.

 

Söz konusu, yapılan kutlamalar arifesinde sn. M. Mercan’ın  durum değerlendime ve tavsiye söyleşisinde, Makedonya Türkleri için “şahsi icadı”[1] olarak lanse ettiği “Türk partisinin başına (TDP kastediliyor) hanımı Türk kendi Arnavut olan” birinin getirilmesi gerekmektedir, söz konusu siyasi açılımın “stratejik hatasını” da ortaya koymaktadır.[2] Gerekçe olarak, Osmanlı ruhunu yeniden yaratmak ve bütünlüğü sağlamaktır. Madem ki Osmanlı ruhunu yaşatmak istiyorsunuz, o zaman bir arnavut partinin başına eşi arnavut kendi Türk olan birini getirin de sizi bağrımıza basalım. Muhterem beyin, Osmanlı tarihini yakınen tanımasından ötürü, bazı hatırlatmaları da yapmak zaruriyettir. Osmanlı döneminde Makedonya’da gerçekleştirilen  açılımı bilir misiniz? Rumeli’de senelerce kan gövdeyi götürdükten sonra, 1904’te Avrupa’nın baskısı sonucu Makedonya reform paketini açıklandı. Heyhat ki Bor’un pazarı geçmişti. Bir müddet sonra Makedonya gitti, bütün Rumeli’yi de peşinden götürdü muhterem bey. Çok sevdiğimiz din kardeşlerimiz olan arnavutlar, Kumanova şehrinde Osmanlıya nasıl bir çelme taktığının matemi hala içimizi sızlatırken,Türklerin başına bir arnavut lider getirmek, aslında Makedonya’daki Evlad-ı Fatihan’ı tasfiye etmektir. Türkiye’den Makedonya halkına yardım edilmek için verilen meblaları “Osmanlı kimliğine börünen simsarları” toplum adına vurgun yapanları, Türk’lerin lideri yapmak basiretsizliktir. Siyasi alanda değişiklik gerçeklşmesi gerektiğinde, muhteremlerin direktifi ve paraşüt vasıtasıyla değil, halkın hür iradesi ile tayin edilecektir. Buna istinaden, bu sancaktarlığa ancak "alplik ruhuna sahip" Türk-İslam medeniyetine “karşılıksız” hizmet edenler devam ettireceği bilinmelidir.



[1]  Bu tür siyasi yükümlülükleri olan şahıslar,  dış  ülkelerin iç işlerine karışacak söylemlerden kaçınmak zorundadır, çünkü başka ülkelerin iç işlerine karışmak anayasal suçtur. Ayrıca meclisi temsil ettiği için, devletin tutumu olarak da resmiyete geçmesi muhtemeldir.

 

[2] Aslında  yapılan bütün değerlendirme ve tavsiyeler, kuram olarak başka bir ülke için tasarlanmış projesksiyonlar olduğundan Makedonya gibi çok  etnili/ milliyetçi  ve çok dinli, aynı  zamanda birçok ülkenin de ilgi ve müdahale alanı olduğu için hayata geçirilmesi imkansızdır.

 
< Önceki

Avni Engüllü

 
DEBRE'DE HAREKET VAR!
 
 

Enis Recep

 
Derneklerimiz
 
 

Emel Ramadan

 
Kalu beladan Müslüman'ız!
 
 

Eran Hasip

 
"Yahudi Medya Tekelleri"
 
 

Merita Mustafa

 
Bize de Nevruz gelirmiş
 
 

Kemal Nazim

 
Hayalim Üsküp
 
 

Nuhi Şahin

 
($)Doların Değer Kazanması
 
 

Ferdi Nezir

 
Hoşgörü ve Milliyetçilik
 
 

Semih Sarıca

 
Super Mario vs. Superman
 
 

Muhittin Kahveci

 
KISSADAN HİSSE