Yalnız değilsiniz! PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 30 Ocak 2010

[Semih SARICA]

 

“Kalemlerimin ucu zehirli iğne
Sayfam isterik , yazsan doymaz
Gönüldendir şikayet, ateş kesilse ceset yerden kalkmaz

(…)”

 

Sagopa Kajmer

 

“(…) Eğer beni duyuyorsanız…Beni duyan biri varsa…Yiyecek sağlayabilirim, sığınak sağlayabilirim, güvenlik sağlayabilirim.Eğer duyan biri varsa…Kim olursa…Lütfen.Yalnız değilsiniz.” [1]

 

Stüdyo bir dairede kalıyorum.Alan: 20 metrekare.Kapı numarası: 41.

 

Binaya ilk adım attığınızda koridor derinliği size moteldeymişsiniz hissini verir.Bu his kapıların çokluğunu gördüğünüzde daha da artar, sessizliği hissettiğinizde ise tavan yapar.

 

Binada neredeyse kimse kimseyi tanımaz.Çöpleri toplayan, faturaları dağıtan, Internet ve aidat parasını almak için kapıya dayanan blok görevlisinin sesi ve onunla kurulan diyaloglar dışında “çıt” çıkmaz.

 

Sessizlik ise yalnızlığın en temel semptomudur.Sessizlik insana kafayı çizdirir.Bu durumu siz her ne kadar televizyon ile çözmeye çalışsanız da sizi muhatap almayan her ses, sessizliğin ayrı bir boyutudur.

 

Hele sınav zamanında sıyırır, bazen televizyon ile diyaloga girer, ezberlediğiniz reklam repliklerini tekrarlar, eşyalar ile konuşursunuz.

 

* * *

 

Bir sınav ertesi; abuk bir Kurban Bayramı arifesi…

 

Film izlemeye karar verdim.İlk önce bitirmek için uğraştığım Imdb 250’ler listesine göz attım.Linkten linke sıçramaktan ciddi manada bunalmıştım.Tesadüf –tevafuk- hep izlemek istediğim ama o güne kadar denk gelmemiş bir filme rastladım: I Am Legend (Ben Efsaneyim).

 

Imdb 250’ler listesinde değildi.Ama site puanı 7.1 gibi güzel bir puandı.Fragmanı izleyip konu hakkında fikir edinme girişimim, daha tanıtımın ilk 10 saniyesinde “Budur abi…” diyerek DVD kiralamam ile son buldu.

 

Latin Grammy ödüllü, ünlü reklam yönetmeni Francis Lawrence harika bir iş çıkarmış.“Cinderella Man” ve “A Beautiful Mind” gibi filmlerin senaristi Akiva Goldsman’nın da hakkını vermek lazım.Filmin 4-5 yıl içinde Imdb 250’ler listesine gireceğine eminim.

 

Yapım, ABD’li yazar Richard Matheson’un apokaliptik romanı I Am Legend (Ben Efsaneyim)’den uyarlanmış.Will Smith faktörünün altını çizmekse şahsıma farz-ı ayn’dır.

 

* * *

 

Düşünün…New York’tasınız; geceleri bile uyumayan bu şehirde günün ortasında ses yok.Central Park hayvanat bahçesine dönüşmüş.Özgürce “mısır” yetiştirebiliyor, Mustang’ınız ile içine dalabiliyor ve hatta geyik avlayabiliyorsunuz…

 

Times Meydanı’nda ise dize kadar uzanan otlar bitmiş ve etrafta aç aslanlar dolanmakta...

 

Sözüm ona Amerikan Rüyası sona ermiş.İşin kötüsü; o rüyanın içinde mahsur ve her Allah’ın günü yeni bir kabusu yaşamak zorunda kalan bir tek siz varsınız.Yapayalnız…

 

İstediğiniz arabaya binebilir; 133 Wooster Sokağındaki Fred Perry’den dilediğinizi alıp giyebilirsiniz…Yada canınız ne çekerse onu yiyebilirsiniz…Öküzlük mü yapmak istiyorsunuz? Rahatlıkla Metropolitan Musseum of Art’ta girip, Emanuel Leutze’nin o meşhur tablosuna işeyebilirsiniz…

 

Peki nereye kadar? Ne zamana kadar bu sessizliğe dayanabilirsiniz? Sizinle konuşmayan Empire State’in ihtişamlı manzarasıyla ne kadar avunabilirsiniz? Yada yerle bir olmuş Brooklyn Köprüsü’nü arkanıza alarak, savaş uçağı üzerinde golf oynamak; sizi ne kadar eğlendirebilir? (Filmde, New York’ta tek başına kalmış Robert Neville (Will Smith) tarifteki gibi golf oynamaktadır.)

 

İnanın pek fazla değil.Yalnızlık ademoğluna göre değil

 

Film bittikten sonra eğer yanınızda varlığını hissettiğiniz herhangi bir dostunuz olursa, dönüp sebepsiz sarılacağınızı garanti edebilirim.Şahsen, yalnız yaşamanın vermiş olduğu rehavet ile filmin ortasında bir ağlamadığım kaldı vesselam.Dünya’da vahiyden sonra doğru tek bir cümle varsa o da şudur:

 

“Yalnızlık Allah’a mahsustur.”

 

Günümüzde -maalesef- dünyevi beklentiler dışında hiçbir amaca hizmet etmeyen bir amorfluk ile yalnızlık çokça talep edilmeye başlandı.Lakin gelin görün ki, yıkılmaya meyletmiş “cem” olgusundan yoksun bireyler, yalnızlaştıkları dünyalarında: depresyon, panik atak gibi hastalıklarla her gün dibe vurmaktalar.Bu dibe çöküşü hızlandıran bağımlılıklar silsilesi ise acib inanışlar ile absürt biat şekillerinin türemesine neden oluyor.

 

Robert Neville (Will Smith) yalnızlığını gidermek adına bir vitrin mankeni ile konuşmaya çalışırken, gözyaşları eşliğinde “Lütfen bana merhaba de.” diyerek, aslında insanın -en adi anlamda- temel ihtiyacının ne olduğunu gözler önüne seriyor: Muhabbet.

 

Yalnızlığın üstümdeki hakimiyeti ve filmin de etkisiyle “Muhabbete” duyduğum ihtiyacı daha derin hissetim.Sonra kendime şu soruyu sordum:

 

Ya ben bir şehirde tek başıma kalsam, ne yaparım?

 

Bu sorunun cevabını ararken, bambaşka bir sorun ve asıl sual ile karşı karşıya kaldığımı fark ettim.Hemen aklıma üstadın şu vecizesi geldi:

 

Fânîyim, fânî olanı istemem; âcizim, âciz olanı istemem Ruhumu Rahmân'a teslim eyledim, gayrı istemem. İsterim, fakat bir yâr-ı bâkî isterim Zerreyim, fakat bir şems-i sermed isterim Hiç ender hiçim, fakat bu mevcûdâtı umumen isterim

 

Evet.Muhabbeti baki olan tek zat, zat-ı baki Rabülalemin değil midir? Nitekim yalnızlığın çığlık atan sessizliği içinde H.z Hamza (r.a), yalnızlıktan dem vurup kendini bu limana bağlamamış mıdır?

 

Velhasıl bu muhabbet; hakiki gıda, kavi bir sığınak ve her şeyden emin olabileceğiniz bir güvenlik vesikası değil midir?

 

Rab, kendini -benim gibi- lümpen bir boyutta yalnız zannedenlere lisan-ı gayb ile sesleniyor…Sadece kulak verip dinlemek lazım.Onun varlığını her yerde, her şekilde hissedebilirsiniz…Çünkü her söz onundur, tıpkı bu replikte olduğu gibi:

 

“(…)Eğer beni duyuyorsanız…Beni duyan biri varsa…Yiyecek sağlayabilirim, sığınak sağlayabilirim, güvenlik sağlayabilirim.Eğer duyan biri varsa…Kim olursa…Lütfen.Yalnız değilsiniz.”

 

 

[1] Ben Efsaneyim film repliği, kaynak: http://www.imdb.com/title/tt0480249/quotes

 

Yayınlanan makalenin tüm hakları gencmakedonyalilar.net grubuna  aittir. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.Ancak alıntılanan makalenin  bir bölümü, alıntılanan makaleye aktif link verilerek kullanılabilir.Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. 

 
< Önceki

Avni Engüllü

 
DEBRE'DE HAREKET VAR!
 
 

Enis Recep

 
Derneklerimiz
 
 

Emel Ramadan

 
Kalu beladan Müslüman'ız!
 
 

Eran Hasip

 
"Yahudi Medya Tekelleri"
 
 

Merita Mustafa

 
Bize de Nevruz gelirmiş
 
 

Kemal Nazim

 
Hayalim Üsküp
 
 

Nuhi Şahin

 
($)Doların Değer Kazanması
 
 

Ferdi Nezir

 
Hoşgörü ve Milliyetçilik
 
 

Semih Sarıca

 
Super Mario vs. Superman
 
 

Muhittin Kahveci

 
KISSADAN HİSSE