|
Ferdi Nezir
Şimdi arkadaşlar tanımı anlayarak okuyalım "Başka
milletleri küçük gören, dünya barışını tehlikeye koyan antrepolojik ırkçılık, Türk
Milliyetçilik ülküsünün dışındadır" tamam!hemfikirmiyiz,devam ediyorum...
Şimdi başımızı kaldırıp etrafta neler oluyor bir
analiz etmekte yarar var:
*Kurşunlu Han-Türk Kültür Merkezi'nin yanında Pyetar
Bogdani-Arnavut Kültür Merkezi'nin inşa edilmesine hosgörü ile yaklaşırız ama
Kurşunlu Han'ın katolik papaz ismiyle değiştirilip Arnavut Kültür Merkezine dönüştürülmesini
hoşgörüyle karşılayamayız!(Mecliste Türk Milletvekilimizin verdiği Kurşunlu Han
ile ilgili soru önergesi halen cevaplanmamıştır)
*Makedonya'dan göç etmiş olanların tekrar vatandaslığa
kabul edilmelerine hosgörüyle yaklaşırız ama "ana ülke dışında ve başka
ülkelere göç etmiş olanlar vatandaslığa başvurabilir" ibaresini ekleyip
ayrım yaparak herkese eşit hak ve özgürlükler tanınmamasını hoşgörüyle
karşılayamayız!(Meclise Türk Milletvekillerimizin tarafından sunulan tırnak
işareti içindeki ibarenin değiştirilmesi daha doğrusu "ana ülke
dışında" kavramının kaldırılması ile ilgili kanun teklifi görüşmesi yine
ertelendi.Halen toplumsal tepkiyi göstermek için bir şansımız var,şayet sonuç
alınamaz ise -kuvvetle muhtemel sonuç alinamayacaktır- bunu Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesine götürüp hakkımızı aramamız şarttır.Böylece Avrupa'da
hakkaniyet noktasında - Biz Makedonya Türklerine - ne kadar adil olacagını
göstermiş olacaktır )
*Sultan II.Murat tarafından inşa edilen köprünün
yanında Makedon-Arnavut ismi ile inşa edilecek bir köprüye hoşgörüyle
yaklaşırız ama köprüyü restore ediyoruz kılıfı altında eski halinden eser
brakmayıp mihrabın yıkılışını höşgörüyle karşılayamayız!(hösgörüyle karşılayamayışımızın
neticesi sonuç verdi mihrap yerine takılacak)
*Ünlü Osmanlı Saat Kulelerinin yanına kendi dijital
saatli(!) panolarının(!) konulmasına höşgörüyle yaklaşırız ama Saat Kulelerinin
üstüne haç konulmasını hoşgörüyle karşılayamayız!
*Kendi onderlerinin heykellerini carşı merkezlerine
dikilmesine hoşgörüyle yaklaşırız ama ahde vefa gösterilmeyip nal seslerinin
hala duyulduğu çarşılarda TÜRK önderlerinin heykellerinin dikilmemesini
hoşgörüyle karşılayamayız!
*Camilerimizin yanına klise inşaatını hoşgörüyle
yaklaşırız ama camilerimizin yıkılması yada yedek parça atölyesi gibi
kullanılıp içinde "pivo"(bira) içilmesini hoşgörüyle karşılayamayız!
Bu gerçek yaşanmıs örnekler arttırılabilir
elbette.Amacım temel mantığı anlatmak,az,öz ve anlaşılır olmak.
Şimdi yukardaki yazdığım tanımı da hatırlatarak
ATATÜRK'ÜN de dedigi gibi BEN HERŞEYDEN EVVEL BiR TÜRK MİLLİYETÇİSİYİM.
Bu Balkan topraklarında biz yine başkalarının
değerlerine ve geçmişte inşa edemeyip şimdi inşa etmeye çalıştıkları
değerlerine OSMANLI HOŞGÖRÜSÜYLE baktığımız biz yine kendi değerlerimiz ve
yüzyıllar önce dedelerimizin inşaa etmiş oldukları değerlere hassasiyet
noktasında Türk-İslam Ülküsüne inanmış TÜRK MİLLİYETÇİSİ olarak baktığımız
aşikardır.
|